garen.yöndem launching ...3 ...2 ...1

Top Task List Uygulaması Artık Türkçe

28. Ekim 2013 09:00by Garen Yöndem

Kendime uygun uygulamayı ararken en çok istediğim özellik, gün içinde yapmam gereken görevleri olabilecek en basit ve anlaşılır şekilde geniş tile’da görebiliyor olmaktı. Kısa zaman önce keşfettiğim bu uygulamaya ile aradığım bütün özelliklere sahip oldum. Üstelik daha önce denediğim neredeyse bir düzine ‘görev listeleme’ ve ‘organize etme’ uygulamasında bulamadığım performansı Top Task List uygulamasında buldum. Tabi bu kadar beğenmiş olmamda uygulamanın live tile tasarımının ve hemen hemen istediğiniz her şeyi ana ekrana pinleyebiliyor olmanın payı büyük.


Uygulamayı çok beğendiğim için geliştiricisiyle (Vladimir Pogrebinsky) tanışmak ve bir şekilde katkıda bulunmak istedim. Bu arada uygulamanın yaklaşık 12 dile tercüme edilmiş olduğunu da hatırlatmak istiyorum. Ancak ne yazık ki Türkçe dil desteği yoktu ve Türkiye Store’da kullanıcılardan çok sayıda talep vardı. Dolayısıyla sizin de tahmin edebileceğiniz gibi, kolları sıvayıp bu yönde bir öneride bulundum ve olumlu cevap aldım.


Yaklaşık bir buçuk aydır devam eden seri mailleşme ve string transferi sürecinin sonunda nihayet bugün uygulama yeni özellikleri ve Türkçe dil desteği ile yayına alındı.



Uygulamanın ismi farklı bölgelerde tutarlı olması adına tercüme edilmedi. Ancak bu uygulama şu anda Windows Phone Türkiye Store’da Türkçe arayüze sahip indirebileceğiniz en iyi görev yöneticisi uygulaması. Dolayısıyla denemenizi tavsiye ederim. Gözden kaçırdığım rekabetçi, güzel bir uygulama varsa yorumlarda yazın lütfen.

top task list windows phone tag- garen.yondem.com

Windows Phone App Studio İlk Bakış ve İlk Uygulama

17. Ekim 2013 18:30by Garen Yöndem

Microsoft Windows Phone Store’daki uygulama sayısını arttırmak adına geçtiğimiz Temmuz ayında beklenmeyen bir adım attı. Uygulama fikri olan ancak hayata geçirmeye yetecek kadar teknik bilgiye sahip olmayan Windows Phone kullanıcıları için yepyeni bir web platformu olan App Studio’yu duyurdu. App Studio ile kod yazmadan, sadece görsel arayüz kullanarak uygulama geliştirmek mümkün.


Henüz beta aşamasında olan platforma Microsoft tarafından verilecek aktivasyon kodu ile giriş yapabilirsiniz. Aktivasyon kodunu alabilmek için beta programına katılım sebebinizi içeren bir e-maili studio@microsoft.com adresine atmanız yeterli.

Neler var?


Windows Phone App Studio İlk Bakış ve İlk Uygulama - garen.yondem.com

 

Beraber App Stüdyo’ya göz atarken bu vesileyle uygulama geliştirmeye de başlayabiliriz. Aktivasyon kodunuzu alıp hesabınıza tanımladıktan sonra hazır uygulama şablonlarından oluşan bir ekranla karşılaşacaksınız. Zevkinize ve amacınıza uygun olanı bulmak için bu şablonları tek tek kurcalayabilirsiniz veya boş uygulama yaratıp sıfırdan kendiniz düzenleyebilirsiniz.


Olup bitene biraz daha fazla hakim olabilmek için boş uygulama yaratarak başlayalım. İlk aşamada uygulamanızla ilgili tanımlayıcı bilgileri girmeniz gerekiyor. Uygulamanızın Store’da görünmesini istediğiniz adını ve açıklamasını yazdıktan sonra logonuzu hesabınıza bağlı SkyDrive’dan veya bilgisayarınızdan yükleyebilirsiniz. Yüklemeden önce logonuz 160x160px boyutlarında ve PNG formatında olmasına dikkat edin.


Windows Phone App Studio İlk Bakış ve İlk Uygulama - garen.yondem.com


Sonraki aşamada uygulamanızın genel şeklini ve içerik kaynaklarını tanımlamalısınız. Uygulamanıza Section ve Menu olarak iki farklı yapıda container ekleyebilirsiniz. Sectionlar uygulamanızın içeriğinin bulunacağı alanlardır. Menüler ise oluşturduğunuz Sectionlara linkle yönlendirme yapabileceğiniz standart sayfalardır. Dolayısıyla ilk olarak section ekleyerek başlamalısınız. Biraz teknik bilgi vermek gerekirse, Sectionları XAML tarafındaki PanoramaItemlar olarak düşünebilirsiniz. Bu da uygulamanızda sağ ve sola doğru sürükleme hareketi yaparak Section değiştirebileceğiniz anlamına geliyor.


Windows Phone App Studio İlk Bakış ve İlk Uygulama - garen.yondem.com


Yarattığım uygulama blog uygulaması olduğu için bana iki section yeterli olacak. Ilk sectionda bloğun RSS kaynağı ikinci sectionda ise kendim ve uygulama ile ilgili bilgiler yer alacak.


Windows Phone App Studio İlk Bakış ve İlk Uygulama - garen.yondem.com


Section yaratırken altı farklı data kaynağı kullanabilirsiniz. Bunlar; Data Collection, RSS, YouTube, Flickr, Bing ve HTML5 kaynakları olabilir. Örneğin ünlü birinin youtube kanalını ve flickr’da paylaştığı resimleri kaynak olarak kullanarak bir celebrity uygulaması geliştirebilirsiniz. Bu noktada dikkat etmeniz gerek tek şey her data kaynağı için farklı section oluşturmanız gerektiği. Ne yazık ki henüz bir section iki farklı data kaynağı tutamıyor.

Geliştirdiğimiz örnekte bana sadece RSS ve HTML5 data kaynağı tutacak iki section yeterli olacak.


Windows Phone App Studio İlk Bakış ve İlk Uygulama - garen.yondem.com


Yazilar adındaki datasource’u oluşturduktan sonra içini doldurmak için RSS’inizin URL’ini datasource’a tanımlamalısınız. Aynı işlem altı data kaynağı için de geçerli. App Studio’nun belki de en güzel yanlanlarıdan biri, arayüzde kaybolma ihtimaliniz veya hata yapma ihtimaliniz yok denilecek kadar az. Dolayısıyla gördüğünüz simgelere tıklamaktan kesinlikle çekinmeyin. Uygulamanızı diğerlerinden ayırt edici hale getirebilmeniz için kullanabileceğiniz geniş yelpazede tasarım özellikleri mevcut.


Windows Phone App Studio İlk Bakış ve İlk Uygulama - garen.yondem.com


HTML5 sectionını da ekledikten sonra proje son haline gelmeye başladı. Bir sonraki aşamada uygulamanızın arka plan rengi, live tile, splashscreen ve kilit ekranı resmi gibi kozmetik özelliklerini belirlemelisiniz. Tasarımcı yanınızı konuşturmanın tam zamanı. :)


Windows Phone App Studio İlk Bakış ve İlk Uygulama - garen.yondem.com


Tasarımı da tamamladıktan sonra artık uygulamanız hazır. Generate app butonuna tıklayarak projenizi yaratabilirsiniz.


Windows Phone App Studio İlk Bakış ve İlk Uygulama - garen.yondem.com


Uygulamanızı solution veya xap dosyası olarak indirebilir veya QR kodu tarayarak Windows Phone’unuza kurabilirsiniz. QR kod ile kurulum yapmadan önce App Studio sertifikasını cihazınıza yüklemeniz gerektiğini unutmayın. Daha önce download olarak sunulan sertifikanın kurulumu da artık QR kod ile mümkün.


Microsoft gerçekten bu platforma ciddi zaman ayırıyor ve hergün yeni gelişmeler görmek mümkün. Ben bu yazıyı yazarken bile App Studio’da gelişmeler olmuş olabilir. Hatta bu platformun ileride Windows 8 uygulamalarını da kapsayacağı dedikoduları mevcut.


Windows Phone uygulamaları geliştiriyor veya geliştirmeye başlamayı planlıyorsanız ve hala aktivasyon kodunuzu almadıysan, bu fırsatı kaçırmamanızı tavsiye ederim.


Önce sertifikaWindows Phone App Studio İlk Bakış ve İlk Uygulama - garen.yondem.com sonra uygulama :) Windows Phone App Studio İlk Bakış ve İlk Uygulama - garen.yondem.com

Nokia Software Updater (NSU) ile Amber ve GDR2

29. Ağustos 2013 10:00by Garen Yöndem

Windows Phone kullanıcısıysanız herhangi bir şekilde internet üzerinden bu güncellemelerden haberdar olmuşsunuzdur. Çünkü Microsoft yaklaşık bir aydan bu yana güncellemeleri cihazlara dağıtmaya başladı. Ancak ülke bazlı olarak veya operatörlerin güncellemeyi geç onaylamalarından dolayı, istatistiklere göre şimdiye kadar piyasanın sadece %20’si güncellemeyi indirebildi.


Operatörlerin güncellemeyi onaylamaları konusunu biraz daha açacak olursam. Şirket kuralları gereği Microsoft GDR2 güncellemesi ile gelen yeni Data Sense özelliğini operatörlerin insafına bıraktı. Neyse ki geçen hafta düzenlenen Nokia Lumia 925 Türkiye lansımanında Türkiye’deki bütün Windows Phone cihazların Data Sense özelliğine sahip olacağı, herhangi bir kısıtlamanın söz konusu olmadığı duyuruldu.


Konumuza geri dönersek, güncelleme geldi mi gelmedi diye OTA (Over the air update) üzerinden günde on kere kontrol ederken, en nihayetinde 46 Mb’lık ne idüğü belirsiz bir güncelleme aldım. GDR2’nin ve Amber’in vaad ettiği hiçbir özellik de gelmemişti. Dolayısıyla hevesi kursağında kalmış biri olarak forumlarda gezerken Nokia Software Updater for Retail adında bir tool’la karşılaştım. NSU kısaca teknik servislerin cihazları sıfırlamak ve temiz kurulum yapmak için kullandıkları bir araç. Bu noktada işin en güzel yanı son kullanıcının da bu yazılıma ulaşabiliyor olması ve Nokia serverlarında GDR2’nin Amber’le birlikte kuruluma hazır olması. GDR2 ve Amber güncellemeleri normal yollarla (OTA üzerinden) sizin cihazınıza ne zaman gelir bilinmez ama, şimdilik bu yöntem ile güncellemeleri anında kurabilirsiniz.

Sıra kurulumda

Dikkat: İşlemin cihazınızın garanti kapsamı dışında kalmasına yol açabileceğini göz önüne almalı ve kurulum esnasında bağlantı kopukluğu olmamasına dikkat etmelisiniz.


Nokia Software Updater (NSU) ile Amber ve GDR2 - garen.yondem.com


Nokia Software Updater’ı kurup çalıştırdıktan sonra cihazınızı bilgisayarınıza bağlayın ve cihaza ait güncelleme olup olmadığını kontrol etmesini bekleyin.


Nokia Software Updater (NSU) ile Amber ve GDR2 - garen.yondem.com


3047.0000.1326.xxxx numaralı güncelleme GDR2 ve Amber’i içeriyor. Kuruluma başlamadan önce dosyalarınızın ve uygulama listenizin yedeklerini almayı unutmayın. Ekranda kullanıcı verilerini silmek için seçenek varmış gibi gözükse de seçimi kaldıramıyorsunuz. Hard reset yapmaya mecbursunuz.


Nokia Software Updater (NSU) ile Amber ve GDR2 - garen.yondem.com


Güncelleme indikten sonar kurulumu için de bir süre beklemeniz gerekiyor.


Nokia Software Updater (NSU) ile Amber ve GDR2 - garen.yondem.com


Ortalama 40 dakika sonra bütün işlemler bitmiş oluyor. Aldığınız yedekleri de geri yükledikten sonra Glance Screen, Data Sense, Fm radio vb. birçok yeni özelliğin tadını çıkarmaya başlayabilirsiniz.

Windows Phone Simulation Dashboard

25. Temmuz 2013 10:00by Garen Yöndem

Simulation Dashboard’dan bahsetmeye başlamadan önce simülatör ve emülatör arasındaki farka kısaca göz atalım. Gerçek hayat koşullarını sanal ortamda canlandıran araçlara simülatör deniyor. Emülatörler ise kendi kaynaklarını kullanarak farklı sistemleri taklit eden araçlardır. Örnek olarak Windows Phone Emulator’ın çalışma şeklini ele alalım. Visual Studio’da uygulamanızı debug ettiğinizde Hyper-V ile bilgisayarınızın donanımını yansıtarak sanal bir makine oluşturur ve Windows Phone arayüzünü taklit eder. Sonuç olarak emülatör arka planda bilgisayarınızla aynı işlem gücüne sahip olmuş olur. (Simülatörler hiçbir zaman yalancılık yapmaz :) )


Windows Phone Emulator arayüzünden ulaşılamadığı için pek çok Windows Phone developer’ın Simulation Dashboard’dan ne yazık ki haberi yok. Simulation Dashboard’a Tools sekmesinden veya Quick Launch bar’dan ulaşabilirsiniz.


Windows Phone Simulation Dashboard Context Menu - garen.yondem.com

Windows Phone 8 SDK’in parçası olarak kurulan bu yeni araç şimdilik sadece üç özellik sunuyor. Ağ bağlantısı simülasyonu (Network Simulation), cihazın ekranını kilitleme (Lock Screen) ve takvim anımsatıcısı tetikleme (Reminders). Umarım gelecek SDK güncellemelerinde donanımsal simülasyonlar da eklenir.


Windows Phone Simulation Dashboard - garen.yondem.com

Network Simulation

Network Simulation özelliği ile emülatörün bağlantı hızı ve kalitesini simüle edebilir, uygulamanızın düşük bağlantı veya sinyal koşullarındaki performansını gözlemleyebilirsiniz. Özellikle uygulamanızın interneti kullandığı anlarda yaşanan bağlantı kopukluklarını simüle etmek ve sonuçlarını görme için faydalı olacaktır.


Lock Screen

Windows Phone cihazlarda ekran kilitlendiğinde işletim sistemi uyku moduna geçiyor. Eğer siz uygulamanızın arka planda çalışır halde kalması için kod kısmında gereken ayarları yapmadıysanız ekran kilidi tekrar açılana kadar uygulamanız deaktif durumda bekleyecektir. Bu ani deaktivasyon ve aktivasyon durumuna uygulamanızın nasıl tepki vereceğini görmek için Lock Screen simülasyonunu kullanabilirisiniz.


Windows Phone Simulation Dashboard Simulated Reminder - garen.yondem.com

Reminders

Simulation Dashboard’un sunduğu diğer önemli özellik ise anımsatıcı (Reminder) tetikleyebiliyor olmanız. Uygulamanızın deaktive olmasına yol açan tek sebep cihazın ekranın kilitlenmesi değil. Alarm, Reminder ve gelen telefon araması gibi durumlarda da uygulamanız kısmen deaktive oluyor. Bu tip senaryoları da emülatörünüzde test edebilmeniz için Reminder tetikleme özelliği faydalı olacaktır.


Görüşmek üzere, takipte kalın!

"Akıllı" Saatler

16. Temmuz 2013 21:30by Garen Yöndem

Konu akıllı saatler olduğunda makaleler genellikle “son zamanlarda” diye başlıyor. Bu klişe kelimeler akıllı saatlerin üzerine yapıştı adeta. Akıllı saatlerin şimdiye kadar günlük hayatımızda köklü bir yer edinememiş olmalarının da bu durumun gerçekleşmesinde payı var. Akıllı telefonlar her tarafımızı sarmışken, akıllı saatler cephesinde işler aynı hızda ilerlemedi ve çok dar kullanıcı tabanı edinebildiler. Oysaki akıllı telefon piyasasında çok büyük başarılar elde etmiş, Sony, Samsung, LG gibi firmalar da akıllı saat piyasasında sık sık bulundular.

 

Bugüne kadar

Akıllı saatlerden bahsederken Casio’yla başlamak lazım. Genelde dağ yürüyüşü (trekking) konseptinde yoğunlaşan firma, 1999 yılında Dünya’nın ilk GPS’li saati olan PRT-1GPS modelini, 2000 yılında da Dünya’nın ilk kameralı saati WQV2’yi piyasa sürdü. Satışlar hakkında net bilgi olmasa da Casio’nun akıllı saat piyasasının öncülerinden olduğu aşikar.

 

Casio GPS PRT-1GPS Casio WQV2 - garen.yondem.com

 

Fakat bugünlerde akıllı olarak nitelendirebileceğimiz saatlerin özelliklerini değerlendirmek lazım. Yoksa kronometresi veya takvimi olan elektronik saatlere de akıllı saat diyerek hata yapmış oluruz. Akıllı saatlerin özellikle çevremizdeki en az bir cihazla konuşabilmesi gerekiyor. Vücudumuzun çeşitli yerlerine yerleştirdiğimiz sensörlerden gelen verileri değerlendirebilmeli, çalışma masamızdaki bluetooth hoparlörümüze play/pause gibi komutları gönderebilmeli veya telefonunuzu bardaki masada unuttuğunuzda sizi uyarabilmeli. Son iki yılda başarı yakalaşım akıllı saat projelerinde bu özelliklerin hepsi veya bazıları mevcut. Bu noktada asıl problem, üreticilerin şimdiye kadar en son kullanıcıyı hedeflememiş olmaları.

 

Yıllarca Casio gibi diğer firmaların da hedefinde sporcular veya çok dar kullanıcı kitlelerine sahip alanlar oldu. Bazı telefon üreticileri ise cep telefonunu kol saati yapmak istediler. Kol saatinden telefon görüşmesi yapma fikri ilk bakışta inovatif bir fikir gibi görünse de pazarda talep görmedi. Çin’li dostlarımızın ürettiklerini bir kenara koyarsak, en güzel örneklerden biri LG’nin Google’la işbirliği yaparak 2009 yılında piyasaya sürdüğü GD910 modeli. Gorilla Glass capacitive ekranı ve video görüşme için ön kamerası var. Ancak ne yazık ki cep telefonunun kol saatine evrimi gerçekleşmedi ve bu konsept sessizce piyasadan yok oldu.

 

LG GD910 - garen.yondem.com

 

Bence

Bireysel tecrübemden bahsedecek olursam, ilk akıllı saatimi 2003 yılında dealextreme’den satın aldım. Saatin 2”ekran, 2Gb hafıza, mp3/mp4 oynatma, ses kayıt gibi sıradan mp3 çalar özellikleri vardı. Bu özellikler günümüzün akıllı saat niteliklerinin yanından bile geçmiyor ama on yıl önce bu tip saatlere akıllı saat deniliyordu. O zamanlar Türkiye’de kolunuzdaki saatten kulaklıkla müzik dinleyerek sokaklarda gezdiğinizde, çevrenizdekilerin bakışlardan dolayı kendinizi uzaylı gibi hissedebilirdiniz. Neyse ki o yıllar geride kaldı. Geride kalmasındaki en büyük aktör ise Apple oldu.

 

Pebble Agent - garen.yondem.com

 

Son yorum

Apple iPod Nano 6th gen.’le geniş kitleleri akıllı saatle tanıştırdı. Fakat akıllı saat pazarını erken terk eden Apple’ın hareketlendirdiği piyasa küçük girişimlere ilham kaynağı oldu. Sonuç olarak yazının başında bahsettiğim büyük firmaların tutunmakta zorlandıkları akıllı saat pazarında, kitle fonlama yöntemiyle rekor düzeylerde fonlanan girişimler yer almaya başladılar. Bu girişimlerden ilki 2012 yılında Pebble ve onu takip eden 2013 yılında Agent oldu. Pebble hedefinin yüz katı olan yaklaşık 10.000.000$’lık fonu toplamışken, Agent hedefinin on katına ulaşıp 1.000.000$ toplayarak kitle fonlama dünyasına damga vurdular. Bu da büyük firmaların çoğunun, tüketicilerin talep ettikleri türde akıllı saatler piyasaya süremediklerini gösteriyor. Apple’ın yokluğundaki iki yıllık süreçte akıllı saat piyasasındaki hareketlilik göz ardı edilemez. Apple’ın bir yıldır devam eden iWatch dedikoduları bir yana, Microsoft’un da Surface Watch adıyla akıllı saat kervanına katılacağı yönündeki söylentiler, akıllı saat pazarının önümüzdeki yıllarda da hareketli olacağını gösteriyor.

 

Yine de gönlümün bir numarasını önümüzdeki birkaç sene hiç bir akıllı saatin yerinden edebileceğini düşünmüyorum. Eurotech Zypad WL1500;

 

Eurotech Zydpad WL1500 - garen.yondem.com

 

Windows CE işletim sistemi, Wi-Fi, GPS, ful usb port, Micro SD kart ve 3.5”lik dokunmatik ekrana sahip. Listenin devamına buradan ulaşabilirsiniz. Ancak cihaz 2011 yılında duyurulmasına rağmen ne yazık ki henüz piyasaya çıkmadı. (üzgün yüz)

 

Umarım akıllı saatler, telefonumuza gelen Twit'leri okuyabileceğimiz bluetooth aksesuarlar olmaktan kurtulurlar ve gerçek anlamıyla son kullanıcıya yardımcı olacak işlevler kazandırılarak piyasada hak ettikleri yeri bulurlar.

 

Tekrar görüşmek üzere!