garen.yöndem launching ...3 ...2 ...1

Asus Zenbook UX303LN Incelemesi

26. Ocak 2015 10:00by Garen Yöndem

Üç aydır aktif olarak kullandığım Asus'un Zenbook UX303LN modelini artık inceleme zamanım geldi. Önceki Dell XPS (L502X) laptop’ımın yerini alan Zenbook, oldukça ince ve hafif bir yapıya sahip. Ancak bu hafiflik kasasındaki donanımın gücüyle doğru orantılı değil.


Devam etmeden önce ufak bir not: Bu yazıda bahsedilen dahili donanım özellikleri farklı seri numaraları ile veya distribütörlere göre çeşitlilik gösterebilir.


İlk İzlenim

Zen, üzak doğu kültürlerinde vücut ve zihnin dengesini ifade eder. Bu dengeyi teknoloji dünyasına taşıyan Asus Zenbook’lar için ise Zen, tasarım ve güç anlamına geliyor. Dolayısıyla Zenbook’lar genellikle olabilecek en ince kasada, olabilecek en iyi donanımla ve her zaman yüksek fiyat etiketiyle karşınıza çıkar.



Zenbook’ların estetik ve güç odaklı serilerinden olan UX303LN etiketinin hakkını fazlasıyla veriyor. Piyasada yaptığım uzun araştırmalar sonucunda, aynı boyut ve donanımsal gücü bir araya getirebilen farklı bir modele rastlamadım. Özellikle harici ekran kartından dolayı neredeyse rakipsiz diyebilirim. İlerleyen kısımlarda bu konudan daha detaylıca bahsedeceğim.


Donanım

Zenbook UX303LN modeli Asus’un Zen prensibini sürdüren üst düzey bir model. 13.3inch’lik dokunmatik ekranı, 3200x1800px çözünürlükte ve 276ppi yoğunluğundaki bir IGZO IPS panelden oluşuyor. Kasanın içinde ise, Intel’in 4’üncü jenerasyon Haswell işlemcilerinden i7-4510U, 12GB 1600MHz hızında Samsung DDR3 RAM, Nvidia GT840M ekran kartı, Intel Wireless AC-7260 Combo kartı ve 256GB SanDisk SSD bulunuyor. Ayrıca SDHC kart okuyucu, HDMI, mini-DisplayPort, Wireless 802.11 AC, Bluetooth 4.0, kulaklık+mikrofon combo portu ve 3 adet USB 3.0 portu ile, cihazın bağlantı seçenekleri de çoğu rakibinden fazla.


Fiziksel ölçüleri ise şöyle; 32.2cm genişlik, 22.3cm derinlik, 1.8cm yükseklik, 1.4kg ağırlık.


Performans

Daha önce bahsettiğim gibi, laptop’ı üç aydan fazla bir süredir her gün iş ve eğlence için kullanıyorum. Dolayısıyla cihazın performansını her açıdan değerlendirebilecek kadar deneyimleme şansım oldu.


Gücünü Intel’in i7-4510U 2.0GHz çift çekirdekli işlemcisinden alan cihaz, üst düzey SSD hızı ve 12GB’lık geniş RAM’le de birleşince iş hayatında ve özellikle development araçlarında akıcı performans sağlıyor. Uzun çalışma saatlerinde açılan birkaç Visual Studio session’ını veya VM’ler de yetersiz RAM’den dolayı sorun olmaktan kurtuluyor. Büyük projelerde build sürelerinin azalması da nispeten her i7 Haswell işlemci için geçeri olabilecek bir diğer avantaj. (Benzer durum render yapanlar için de geçerli)


4510U’nun getirilerinden bir diğeri de dahili HD 4400 grafik yongası. Bu yonga Windows uygulama mağazasındaki bütün oyunlar ve full HD MKV formatındaki filmler için fazlasıyla yeterli. Skyrim veya Diablo 3 gibi daha fazla güç gerektiren dev yapımlar için ise Nvidia GeForce GT840M ekran kartı 2GB harici VRAM’iyle devreye giriyor. Nvidia’nın orta seviye mobil ekran kartlarından olan GT840M, 1029MHz hızında çalışan 384 shader çekirdeğe ve 64-bit işlem arayüzüne sahip. Rakamlar standartların üstünde değil ancak harici ekran kartının olmadığı sistemlerle kıyaslanamayacak kadar olumlu fark yansıtıyor.


Nvidia GeForce GT840M’in Asus Zenbook UX303LN’deki performansını görmek için birkaç oyundan oluşan test videosunu izleyebilirsiniz.



Tüm bu lüks donanımı sırtlayabilecek batarya da en önemli bileşenlerden biri. UX303LN 50Wh ve 4300mAh kapasiteli Li-Po bataryası ile 8 saat normal kullanım süresi vaat ediyor. Ancak kendi test sürecimde 6’ıncı saati tamamlarken pil %10 doluluk seviyesine indi. Nvidia ekran kartının dahil olduğu oyun testinde ise %10’a inmek 1 saat 50 dakika sürdü.


Son Karar

Asus Zenbook UX303LN alüminyum kasası, güçlü donanımı, harici ekran kartı (büyük bir artı), dokunmatik ekranı ve taşınabilir yapısı ile ultrabook kategorisinde neredeyse rakipsiz. İşlerinizi yaparken sizi yavaşlatmayacak aynı zamanda da tatmin edici oyun performansı sunacak bir ultrabook arayışındaysanız Zenbook UX303LN tam size göre diyebilirim.


Görüşmek üzere, takipte kalın!

Dev Ekranlı Telefon Sorunları ve Nokia BH-111 Incelemesi

27. Şubat 2014 10:00by Garen Yöndem

Dev ekranlı telefonlar piyasası kalabalıklaştıkça 5,5” ve 6”’lik telefonlar artık günlük hayatımızın parçası oldular. Fiziksel olarak büyük bir telefon sahibi olmanın getirdiği büyük pil gibi avantajların yanı sıra bizden aldıklarını da hesaba katmak gerekiyor. Örneğin telefon görüşmesi yaparken oluşan komik görüntü. Bunu metro ya da otobüs gibi daha kalabalık ortamlarda telefonu cebinizden çıkardığınızda herkesin ekranınızı seyretmesine engel olamamanız gibi çeşitlendirmek de mümkün.


Kısa süre önce sahibi olduğum Lumia 1520 ile yukarıda bahsettiğim sorunlarla sık sık karşılaşır oldum. Dolayısıyla oldukça bilgilendirici geçen bir çözüm arayışı sürecine girdim.


Sorunun tanımı

Özellikle otururken ve toplu taşımayı kullanırken Lumia 1520’yi cebimden olabildiğince az çıkarmamı sağlayacak, aynı zamanda JVC kulaklığımı da kullanmama imkan sağlayacak bir kontrolcü arıyordum.


Araştırma

İlk olarak karşıma Nokia AD-54 çıktı. Oldukça şık ve aradığım bütün niteliklere sahipti ama Lumia 1520 uyumluluğu ile ilgili aklımda soru işaretleri vardı. Biraz daha araştırdığımda ise AD-54 modelinin OMTP uyumlu olduğunu Lumia 1520’nin ise AHJ uyumlu olduğunu öğrendim.


Dev Ekranlı Telefon Sorunları ve Nokia BH-111 Incelemesi - garen.yondem.com


OMTP ve AHJ nedir?

OMTP (Open Mobile Terminal Platform) ve AHJ (American Headset Jack) mikrofon ve ses çıkışını aynı jack’te birleştiren iki farklı standart olarak karşınıza çıkıyor. AHJ’yi ilk kullanan ve yaygınlaşmasını sağlayan firmalardan biri Apple. OMTP ise açılımından da anlaşılabileceği gibi bu alanda standart oluşturmayı hedefleyen bir consortium ve LG, Huawei, Samsung, Nokia gibi üreticileri barındırıyor. Ancak Nokia Lumia 1520’de AHJ standardını kullanmış.


Aralarındaki farklar ise jack üzerindeki yüzüklerin dizilim sırası ve AHJ’nin tek tuş üzerinden daha fazla işlem yapabilme olanağı sağlaması. OMTP ise her fonksiyon için farkı bir tuş bulundurmak zorunda.


Bu durumda AD-54’ün cihazımla uyumsuz olduğunu öğrenip aramalarımı kablolu çözümlerden bluetooth çözümlere yöneltemeye karar verdim. Çünkü Lumia’mı kontrol ederken kendi kulaklığımı da kullanmak istiyordum.


Dev Ekranlı Telefon Sorunları ve Nokia BH-111 Incelemesi - garen.yondem.com


Araştırmalarım sırasında ağabeyimin de önermesi ile ilgim Nokia BH-111 üzerinde yoğunlaştı. Cihaz herhangi bir 3.5mm’lik kulaklığa bluetooth özelliği kazandırmanın yanı sıra mikrofon gibi istediğim diğer fonksiyonlara da sahip. Dilerseniz daha fazla uzatmadan sizi bir de sürpriz içeren aşağıdaki inceleme videosuna alayım. :)


"Akıllı" Saatler

16. Temmuz 2013 21:30by Garen Yöndem

Konu akıllı saatler olduğunda makaleler genellikle “son zamanlarda” diye başlıyor. Bu klişe kelimeler akıllı saatlerin üzerine yapıştı adeta. Akıllı saatlerin şimdiye kadar günlük hayatımızda köklü bir yer edinememiş olmalarının da bu durumun gerçekleşmesinde payı var. Akıllı telefonlar her tarafımızı sarmışken, akıllı saatler cephesinde işler aynı hızda ilerlemedi ve çok dar kullanıcı tabanı edinebildiler. Oysaki akıllı telefon piyasasında çok büyük başarılar elde etmiş, Sony, Samsung, LG gibi firmalar da akıllı saat piyasasında sık sık bulundular.

 

Bugüne kadar

Akıllı saatlerden bahsederken Casio’yla başlamak lazım. Genelde dağ yürüyüşü (trekking) konseptinde yoğunlaşan firma, 1999 yılında Dünya’nın ilk GPS’li saati olan PRT-1GPS modelini, 2000 yılında da Dünya’nın ilk kameralı saati WQV2’yi piyasa sürdü. Satışlar hakkında net bilgi olmasa da Casio’nun akıllı saat piyasasının öncülerinden olduğu aşikar.

 

Casio GPS PRT-1GPS Casio WQV2 - garen.yondem.com

 

Fakat bugünlerde akıllı olarak nitelendirebileceğimiz saatlerin özelliklerini değerlendirmek lazım. Yoksa kronometresi veya takvimi olan elektronik saatlere de akıllı saat diyerek hata yapmış oluruz. Akıllı saatlerin özellikle çevremizdeki en az bir cihazla konuşabilmesi gerekiyor. Vücudumuzun çeşitli yerlerine yerleştirdiğimiz sensörlerden gelen verileri değerlendirebilmeli, çalışma masamızdaki bluetooth hoparlörümüze play/pause gibi komutları gönderebilmeli veya telefonunuzu bardaki masada unuttuğunuzda sizi uyarabilmeli. Son iki yılda başarı yakalaşım akıllı saat projelerinde bu özelliklerin hepsi veya bazıları mevcut. Bu noktada asıl problem, üreticilerin şimdiye kadar en son kullanıcıyı hedeflememiş olmaları.

 

Yıllarca Casio gibi diğer firmaların da hedefinde sporcular veya çok dar kullanıcı kitlelerine sahip alanlar oldu. Bazı telefon üreticileri ise cep telefonunu kol saati yapmak istediler. Kol saatinden telefon görüşmesi yapma fikri ilk bakışta inovatif bir fikir gibi görünse de pazarda talep görmedi. Çin’li dostlarımızın ürettiklerini bir kenara koyarsak, en güzel örneklerden biri LG’nin Google’la işbirliği yaparak 2009 yılında piyasaya sürdüğü GD910 modeli. Gorilla Glass capacitive ekranı ve video görüşme için ön kamerası var. Ancak ne yazık ki cep telefonunun kol saatine evrimi gerçekleşmedi ve bu konsept sessizce piyasadan yok oldu.

 

LG GD910 - garen.yondem.com

 

Bence

Bireysel tecrübemden bahsedecek olursam, ilk akıllı saatimi 2003 yılında dealextreme’den satın aldım. Saatin 2”ekran, 2Gb hafıza, mp3/mp4 oynatma, ses kayıt gibi sıradan mp3 çalar özellikleri vardı. Bu özellikler günümüzün akıllı saat niteliklerinin yanından bile geçmiyor ama on yıl önce bu tip saatlere akıllı saat deniliyordu. O zamanlar Türkiye’de kolunuzdaki saatten kulaklıkla müzik dinleyerek sokaklarda gezdiğinizde, çevrenizdekilerin bakışlardan dolayı kendinizi uzaylı gibi hissedebilirdiniz. Neyse ki o yıllar geride kaldı. Geride kalmasındaki en büyük aktör ise Apple oldu.

 

Pebble Agent - garen.yondem.com

 

Son yorum

Apple iPod Nano 6th gen.’le geniş kitleleri akıllı saatle tanıştırdı. Fakat akıllı saat pazarını erken terk eden Apple’ın hareketlendirdiği piyasa küçük girişimlere ilham kaynağı oldu. Sonuç olarak yazının başında bahsettiğim büyük firmaların tutunmakta zorlandıkları akıllı saat pazarında, kitle fonlama yöntemiyle rekor düzeylerde fonlanan girişimler yer almaya başladılar. Bu girişimlerden ilki 2012 yılında Pebble ve onu takip eden 2013 yılında Agent oldu. Pebble hedefinin yüz katı olan yaklaşık 10.000.000$’lık fonu toplamışken, Agent hedefinin on katına ulaşıp 1.000.000$ toplayarak kitle fonlama dünyasına damga vurdular. Bu da büyük firmaların çoğunun, tüketicilerin talep ettikleri türde akıllı saatler piyasaya süremediklerini gösteriyor. Apple’ın yokluğundaki iki yıllık süreçte akıllı saat piyasasındaki hareketlilik göz ardı edilemez. Apple’ın bir yıldır devam eden iWatch dedikoduları bir yana, Microsoft’un da Surface Watch adıyla akıllı saat kervanına katılacağı yönündeki söylentiler, akıllı saat pazarının önümüzdeki yıllarda da hareketli olacağını gösteriyor.

 

Yine de gönlümün bir numarasını önümüzdeki birkaç sene hiç bir akıllı saatin yerinden edebileceğini düşünmüyorum. Eurotech Zypad WL1500;

 

Eurotech Zydpad WL1500 - garen.yondem.com

 

Windows CE işletim sistemi, Wi-Fi, GPS, ful usb port, Micro SD kart ve 3.5”lik dokunmatik ekrana sahip. Listenin devamına buradan ulaşabilirsiniz. Ancak cihaz 2011 yılında duyurulmasına rağmen ne yazık ki henüz piyasaya çıkmadı. (üzgün yüz)

 

Umarım akıllı saatler, telefonumuza gelen Twit'leri okuyabileceğimiz bluetooth aksesuarlar olmaktan kurtulurlar ve gerçek anlamıyla son kullanıcıya yardımcı olacak işlevler kazandırılarak piyasada hak ettikleri yeri bulurlar.

 

Tekrar görüşmek üzere!

Sandisk Sansa Clip Zip ve RockBox Incelemesi

27. Ağustos 2012 12:00by Garen Yöndem

Müzik ve radyo dinlemekten pili akşama kadar dayanamayan HTC Trophy’ime uzun süredir bu zorlu görevi devredebileceği bir arkadaş arıyordum. Zorlu geçen araştırmalarımın neticesinde piyasadaki milyon tane mp3 oynatıcısı arasından aklımda iki isim kaldı. Ipod Nano 6th gen. ve Sandisk Sansa Clip Zip.

 

Sandisk Sansa Clip Zip ve RockBox Incelemesi, garen.yondem.com, Garen Yöndem

 

6’ıncı nesilde Apple nihayet Ipod serisine FM alıcı eklemeyi akıl etmiş ve alışılmışın dışında kol saati olarak kullanma imkanı da vardı. Sandisk ise Sansa Clip serisine daha büyük ve renkli bir ekran eklemişti.

 

Uzun uzun düşündükten sonra, sizin de tahmin edebileceğiniz gibi “geek” olan kazandı (neden geek dediğimi, yazımın devamında anlayacaksınız) ve geçen hafta Amazon'dan Sandisk Clip Zip siparişi verdim. İlk bakışta 32Gb micro sd kart ve RockBox desteği başımı döndürmeye yetti. Bu yüzden hızlıca bir de 32Gb micro sd kart siparişi verdim. Bu süreçte Amerika seyahatinde olduğum için 3 gün sonra paketler bana ulaştı. Paket ile olan zorlu mücadelemden sonra (bir an sanki hiç açılmayacak gibi hissettim) Clip Zip'i ilk elime aldığımda tepkim “cihaz gerçekten çok hafif !” oldu. Clip Zip Apple’ın Nano'su kadar ince ve küçük boyutlarda olmasa da, piyasadaki ikinci en küçük mp3 oynatıcı olmaya aday. Teknik özellikler açısından ise Clip Zip’in FLAC dahil pek çok codec formatını desteklemesi gibi artıları onu Ipod Nano 6th gen. ile kıyaslama yapılamayacak kadar üstün kılıyor.

 

Sandisk Sansa Clip Zip ve RockBox Incelemesi, garen.yondem.com, Garen Yöndem

 

Firmware Hakkında

Orijinal firmware'in en büyük sıkıntılarından biri, büyük boyutlardaki müzik arşivinizi tek seferde cihaza yüklediğinizde firmware'in müzik parçalarını tarayıp tür, yıl, albüm, sanatçı olarak klasörlemesinin çok uzun sürüyor olması (ben 30Gb data için 25dk bekledim). Parçalarınızın bu şekilde klasörlenmesini istiyorsanız, bu ızdıraba dayanmanız gerekiyor. Şayet, 4000 adet parçanın bulunduğu arşivinize bir parça ekleyip sayıyı 4001’e çıkardığınızda dahi orijinal firmware hepsini baştan tariyor. Tarama sürecini kısaltmak için firmware'in sizin için dosyaladığı klasörleri kullanmaktan vazgeçmeniz gerek. Sonraki aşamada, Mp3tag programını bilgisayarınıza yükleyerek arşivinizdeki parçaların comment, year, track ve diğer tag'lerini silerek tarama sürecini %60 civarında kısaltmak mümkün.

 

RockBox

Genel olarak RockBox’ın ne olduğundan bahsetmem gerekirse; RockBox çeşitli mp3 oynatıcılar için open source (açık kaynak) olarak geliştirilen, original firmware’e ek yüklenebilen, orijinal firmware'in hiçbir kısmını kullanmadan bütün donanımı yönetebilen alternatif bir firmware. Desteklenen mp3 oynatıcıların stabil veya stabil olmayan (unstable) RockBox sürümlerine hatta kaynak kodlarına www.rockbox.org’dan ulaşabilirsiniz.

 

Orijinal firmware’e kıyasla RockBox'ın başlıca avantajlarını sıralayacak olursam;

 

  • Aralıksız playback
  • Parçaların lokal veya harici hafızada bulunmasını dikkate almadan cihaz üzerinde playlist oluşturabilmek veya şekillendirebilmek
  • %5 ile %10 arasında daha uzun pil ömrü
  • Gelişmiş equalizer ayarları
  • Crossfade ve Crossfeed ayarlama özelliği
  • Daha fazla codec desteği
  • Çeşitli oyunlar ve uygulamalar (blackjack, doom, jewels, snake, sudoku, solitaire, takvim, metronome, kronometre, çalar saat, hesap makinesi ve dahası)
  • Özelleştirilebilir arayüz (tema, font)
  • Daha fazla sayıda dil desteği
  • Cihaza bakmanıza gerek kalmadan menülerin size sesli olarak okunabilme özelliği (voice menu)

 

Her ne kadar şu anda (bu post'un yayın tarihinde) Clip Zip sürümü unstable olsa da RockBox 3.13 sürümü ile artık Clip Zip'lerde stabil, aşağıdaki linkler güncellendi), ben bir haftalık kullanım sürecimde hiç bir problem ile karşılaşmadım.

 

RockBox’ı mp3 oynatıcıya yükleyebilmek için dört elemana ihtiyacımız var. Mkamsboot, Orijinal firmware, Bootloader ve RockBox Build. Başlamadan önce mp3 oynatıcı’nın usb ayarını ‘settings’ ekranından MSC moduna alıp RockBox Buildi mp3 oynatıcı’nın root klasörüne extract etmek gerekiyor. Sonra masaüstünde bir klasör yaratıp indirmiş olduğumuz bütün dosyaları (ziplenmiş olanları extract ederek) o klasöre atıyoruz ve command promptu açıyoruz. Oluşturduğumuz klasörün adının “rbinstall” olduğunu varsayarsak, komut penceresinden “cd Desktop\rbinstall” komutunu çalıştırarak klasörümüze ulaşıyoruz. Bu aşamadan sonra yapmamız gereken Mkamsboot.exe’yi çalıştırıp kendimize yamalanmış “.bin” dosyamızı oluşturmak. Bu işlemi gerçekleştirebilmek için komut satırına “mkamsboot.exe clpza.bin bootloader-clipzip.sansa patched.bin” yazıp komutu çalıştırmamız gerekiyor.

 

Sandisk Sansa Clip Zip ve RockBox Incelemesi, garen.yondem.com, Garen Yöndem

 

İlk denemenizde başarılı sonuç almazsanız işlemi tekrarlayın.

 

Son olarak yapmamız gereken, yarattığımız patched.bin dosyasının adını original firmware’in adı ile değiştirip (clpza.bin) mp3 oynatıcımızın root klasörüne kopyalamak ve cihazı usbden çıkarmak. Kısa sürecek olan firmware update ekranından sonra mp3 oynatıcı RockBox kurulmuş biçimde kullanıma hazır olacak. Cihazınızı orijinal firmware ile boot etmek isterseniz cihazı açarken sol yön tuşu olan |<< ’a basılı tutuyor olmanız yeterli. Ancak varsayılan (default) olarak her açılışda RockBox boot edilecek.

 

Sandisk Sansa Clip Zip ve RockBox Incelemesi, garen.yondem.com, Garen Yöndem

 

Yüklemeyi tamamladıktan sonra RockBox’ı kendinize özelleştirmek isterseniz RockBoxUtility.exe’yi indirerek mp3 oynatıcıya çeşitli temalar, fontlar ve Doom oyununu kurabilirsiniz (1.1” lik ekranda doom oynamanın zevkine paha biçilemez :) ).

Sony Walkman NWZ-S615 Incelemesi

8. Mayıs 2012 19:00by Garen Yöndem

Sony her ne kadar son dönemde düşüşe geçmis olsa da S serisi walkmanleri ile taşınabilir media oynatıcıları piyasasında iddiasını devam ettiriyor. Gelin 2007 sonlarında piyasaya sürdüğü S serisi walkmani biraz inceleyelim.

 

Garen Yöndem Sony NWZ-S615 İncelemem

 

S serisi Walkmanlerde çok iddialı yenilikler yok fakat bu durum cihazın kaliteli bir mp3 player olduğu gerçeğini değiştirmiyor. Şimdiye kadar fiyatından dolayı Sony markasından korkanları bu ürün düşük fiyatıyla ve yeni SonicStage yazılımıyla etkileyebilir. Ürünün bir diğer dikkat çeken yanı ise pil ömrü, bize 33 saat sürekli müzik dinleme ve 8 saat video izleme imkanı sunuyor. Kullanımı ise oldukça basit, müzik dinlerken listenizi farklı şekillerde sıralayabilirsiniz, albüm, sanatçı sıralaması gibi bir çok seçenek sunuluyor. Aynı zamanda cihazda mükemmel ses ve görüntü ayarları da mevcut olduğunu söylemeden geçemeyeceğım.

 

Örneğin video izlerken ekranın yönünü değiştirebiliyor ve 1.8” lik parlak ekranda videonuzu yatay olarak da izleyebiliyorsunuz. Müzik dinlerken albüm kapakları ekranın sol üst köşesinde küçük ikonlar şeklinde gösteriliyor fakat isterseniz albüm kapaklarını da tam ekran yaparak albüm seçerken daha özgür hareket edebilirsiniz. Hep yeniliklerden bahsedecek değiliz ya! Üründe mp3 playerlarda standart haline gelen equalizer ve tekrar oynatma seçenekleri de mevcut. Equalizer Heavy, Pop, Jazz, Unique şeklinde ayarlanabiliyor. Bunların yanı sıra iki tane de ayarını kendimizin yapabileceği modlar mevcut, tabii ki bunların hiç birini kullanmayıp equalizerı devre dışı bırakma seçeneği de var. Son olarak da cihazda, surround ses seçenekleri mevcut. Kendisini geniş bır ortamda müzik dinliyormuş gibi hissetmek isteyenler için ideal.

 

Genel olarak Sony bugüne kadar alıcılarına eski yazılımlarının yavaşlığı dışında mp3 kalitesinde hiç sıkıntı çektirmemiş bir şirket. Önceden de vurguladığım 1.8” lik parlak ekranı bize çok doygun ve derin renkler sunuyor, dolayısıyla bu cihazda video izlemek de çok zevkli fakat ekranı küçük olduğu için göz sağlığınızı riske atmamak adına 20 ila 30 dakikadan fazla video izlemenizi tavsiye etmiyorum.

 

S serisini biraz daha eski olan A serisi ile karşılaştırdığımda ise kaybedilen çelik gövde ve kazanılan FM radio dışında pek bir fark bulunmuyor.