garen.yöndem launching ...3 ...2 ...1

Hyper-V ile Windows 10 Technical Preview Kurulumu

6. Ekim 2014 15:00by Garen Yöndem

Gündemi takip ediyorsanız, haberiniz olmuştur. Microsoft 30 Eylül’de Windows’un bir sonraki sürümünün Windows 10 olacağını ilan etti. Duyuruyu takip eden 1 Ekim'de ise kurumsal firmaların IT departmanlarının ve sabırsız Windows kullanıcılarının test edebilecekleri erken bir ön izleme sürümü olan Windows 10 Technical Preview’u download’a açtı.


Windows Insider Programına dahil olup İSO dosyasını bilgisayarınıza indirdikten sonra işletim sistemini kurabileceğiniz sanal bir makineye ihtiyacınız olacak. Başlamadan önce hatırlatmak gerek, Microsoft, Technical Preview sürümün günlük kullanıma uygun olmadığını sıklıkla vurguluyor. Dolayısıyla şimdilik sadece sanal makineye kurarak eğlence amaçlı kullanmanız doğru olacaktır.


 - garen.yondem.com


Hyper-V ile sanal makine oluşturabilmek için öncelikle Hyper-V Manager’ı açmalısınız. Bunun için, Windows 8.x sürüme sahip bilgisayarınızda Windows + S tuş kombinasyonunu kullanarak açılacak arama menüsünü kullanabilirsiniz.

Hyper-V Manager’ı açtığınızda pencerenin sağında bulacağınız New satırından Virtual Machine yolunu takip edin.


 - garen.yondem.com


Açılan pencereden oluşturacağınız sanal makinenin niteliklerini belirleyebilirsiniz. İlk olarak oluşturacağınız sanal makinenin ismini ve yüklemek istediğiniz yeri belirlemelisiniz. Sanal makineyi kuracağınız konumu seçerken kurulum diskinde yeterince alan olduğundan emin olmanızda fayda var.


 - garen.yondem.com


İsimi ve dosya konumunu belirledikten sonra Assign Memory sayfasına geçebilirsiniz. Sanal makinenin kullanabileceği Ram miktarını belirlerken, indirdiğiniz İSO’nun 32bit mi yoksa 64bit mi olduğunda dikkat etmelisiniz. Çünkü Microsoft’un Windows 10 için yayımladığı minimum sistem gereksinimlerine göre 32bit versiyon 1024MB, 64bit versiyon ise 2048MB Ram'e ihtiyaç duyuyor.


 - garen.yondem.com


Bu örnekte 32bit versiyon kuracağımız için 1024MB Ram alanı belirleyerek bir sonraki adıma geçebiliriz. Windows 10’u sadece yeni özelliklerine göz atmak için kuruyorsanız sizin de 32bit versiyonu kurmanızı öneririm.


 - garen.yondem.com


Bu adımda sanal makineniz için sanal disk alanı oluşturabilirsiniz. Microsoft’un Windows 10 için tavsiye ettiği minimum disk alanı 16GB fakat benim kurulumu gerçekleştirdiğim diskte daha az boş alan olduğu için sanal makineyi 11GB'la sınırlamak zorunda kalıyorum. Eğer sanal makineye ekstra yazılım kurmayacaksanız minimum 9GB alan dahi yeterli olacaktır.


 - garen.yondem.com


Son olarak, indirmiş olduğunuz İSO dosyasını kurulum DVD’si olarak gösterdikten sonra finish butonuna tıklayarak işlemi tamamlayabilirsiniz.


 - garen.yondem.com


Hyper-V Manager penceresine geri döndüğünüzde, Virtual Machines (Sanal Makineler) listesinde yarattığınız sanal makineyi görebilirsiniz. Sanal makineye sağ tıkladığınızda açılacak pencereden Start butonuna bastığınızda sanal makineniz çalışmaya başlayacak ve doğrudan Windows 10 Technical Preview kurulum ekranı sizi karşılayacak. Klasik Windows kurulumunun ardından Windows 10’un getirdiği yeni özelliklerle oynamaya başlayabilirsiniz.


Herkese iyi bayramlar!

Windows Runtime’ın Yükselişi

10. Ağustos 2014 14:00by Garen Yöndem

Windows Phone 8.1’in resmen hayatımıza girmesi ve beraberinde Universal App’lerin de yaygınlaşmaya başlaması ile özellikle Silverlight tarafından gelen mevcut developerların Windows Phone’la ilgili bildikleri pek çok şey değişti. Geleneksel yöntemlerle Windows Phone Silverlight uygulamaları geliştirmek halen mümkün olsa da C#’dan XAML’a kadar uzanan geniş yelpazedeki kontrollerin isimleri ve bazı işlemlerin uygulanış yöntemleri değişiyor. Sıradaki birkaç blog yazısı boyunca bu değişikliklere yoğunlaşacağız.


Öncelikle teorik kısımdan başlayalım, ilerleyen yazılarda ise biraz elimizi kirletmeye başlayacağız ;). Universal Uygulamalar Microsoft’un kendi içerisindeki konsolidasyon sürecinin bir parçası olarak ortaya çıktılar. Windows Runtime’da çalışan ve yüzde 95 oranında aynı kodu kullanarak (şart değil) hem Windows hem Windows Phone işletim sistemlerine kurulabilen uygulamalar yeni trend. Esasen developerların işini kolaylaştırmak için yapıldığı iddia edilse de daha önce bahsettiğimiz gibi mevcut Silverlight developerların işi epeyce zor. WinRT Silverlight’ın aksine HTML, CSS, Javascript gibi dillere olan desteğini de cebinde saklarken, uzun yıllardır Microsoft’un yatırım odağı olan Silverlight Runtime’ın (C#+XAML) özelliklerinin hemen hepsinin XAML aracılığıyla WinRT’ye port edildiği bilgisi henüz erken olsa da ilerleyen zamanlarda Silverlight Runtime’ın mobil platformlarda ortadan yok olacağı anlamına gelebilir.


 - garen.yondem.com


Eskiden Symbian dahil bütün platformlarda çalışmayı hedefleyen Silverlight’ın ilk günden bu yana serüveni, Zune’lara hayat veren işletim sistemi dahi olmak gibi oldukça ilginç olaylarla dolu. Bu konuda kronolojik olarak gelişmeleri ele alan bir makale veya kitap bile yazılabileceğini düşünüyorum.


Konuyu yine çok dağıttık :), hemen toparlayalım. WinRT şu anda Microsoft platformlarında egemen güç olarak ilerleyişini sürdürüyor. C#, XAML, HTML, CSS ve Javascript dillerini kullanarak Windows, Windows Phone ve Xbox (teoride) uygulamaları geliştirebilmeniz mümkün. Ancak ilerleyen zamanlarda ele alacağımız örneklerin daha çok C# + Xaml, daha az HTML + Javascript odaklı olacağını şimdiden belirtmek gerek.


Görüşmek üzere!

Google’da Resim Kesiti Kullanarak Arama Yapmak

9. Temmuz 2014 08:00by Garen Yöndem

Günlük hayatta karşılaştığınız bir fotoğrafı çok beğendiğiniz ancak fotoğrafın çekildiği yeri veya konusunu bilmediğiniz için arama motorlarında bulamadığınız zamanlar olmuştur. Bu tip durumlar için Google’ın görsel arama motoru oldukça başarılı. Sadece, aramak istediğiniz görselin bir parçasına sahip olmanız yeterli.


Örnek olarak kullanmak için, ön siparişle satın aldığım Diablo 3: Reaper of Souls genişleme paketinin telefonla çekilmiş fotoğrafından bir kesit alacağım.


 - garen.yondem.com


Google’da görseller sekmesine geçtiğinizde veya images.google.com adresini ziyaret ettiğinizde, arama çubuğunda fotoğraf makinesi simgesini görebiliriz.


 - garen.yondem.com


Simgeye tıkladığınızda açılacak penceredeki “Görsel yükleyin” sekmesine geçtikten sonra görselinizi yükleyerek arama yapabilirsiniz.


 - garen.yondem.com


Genel olarak internette, aynı resmin bulunduğu web sitelerine ve benzer görsellere bu yöntemle ulaşmak mümkün. Dolayısıyla küçük bir kesiti ile arama yaparak, aradığınız büyük resimi bulabilirsiniz. Ancak resimin kalitesiyle ve kesitin alındığı yerle ilişkili olarak sonuçların farklılık gösterebildiğini de dikkate almak gerekiyor.

Görüşmek üzere, takipte kalın!

Favori Windows Phone 8 Uygulamalarım (Kısım 5)

25. Haziran 2014 16:00by Garen Yöndem

Listenin tamamı;

 

Battery

Windows Phone 8.1 güncellemesinin ardından artık Windows Phone cihazların batarya yüzdesini takip edebilmek için başlangıç ekranına uygulama sabitlemek zorunda olmayacaksınız. Çünkü yeni eklenen Action Center, mevcut batarya yüzdenizi zaten gösterecek. Ancak detaylı istatistikler görmek isterseniz eğer Action Center sizin için yeterli olmayabilir.

 

Battery App - Favori Windows Phone 8 Uygulamalarım - garen.yondem.com

 

Bu gibi durumlarda Battery uygulaması oldukça başarılı. Saatlik batarya tüketim yüzdesi ve ortalama batarya şarj yüzdesi gibi istatistikleri tutarak sizin için detaylı grafikler hazırlayabiliyor. Arthur Semenov tarafından geliştirilen uygulama aynı zamanda Windows Phone kullanıcı gurupları arasında en az enerji tükettiği iddia edilen batarya uygulaması olarak da anılıyor. Bu konuda haksız sayılmazlar, yıllar süren kullanımımın ardından nihayet Windows Phone’a batarya yüzdesi gösterme özelliği eklendiğinde kullanmayı bıraktığım uygulamada, o zamana kadar olağanüstü bir batarya tüketimi ile karşılaşmadım. Uygulama ücretsiz olmasına rağmen reklam bulundurmuyor, dolayısıyla konum servisini de kullanmıyor. Böylece uygulamanın enerji tüketimi de düşük seviyede kalabiliyor.

 

Eğer batarya uygulamalarını istatistikleri görmek yerine sadece başlangıç ekranına sabitleyip, batarya yüzdesini takip etmek için kullanıyorsanız artık sizin için de bir çözüm var. Battery Sense uygulamasını ana ekranınıza sabitleyerek live tile özelliğini aktive edebilirsiniz.

 

8 Zip

Windows Store’daki en popüler dosya sıkıştırma uygulamalarından 8 Zip, nihayet Windows RT’nin de ardından Windows Phone için de yayımlandı. Uygulamayı daha önce Windows 8 kurulu Slate’de kullanan olarak, dokunmatik ara yüzün oldukça başarılı olduğunu söyleyebilirim. Geliştiricileri, ara yüz tasarımındaki başarılarını Windows Phone 8.1’e de ödün vermeden aktarmayı başardılar.

 

8 Zip App - Favori Windows Phone 8 Uygulamalarım - garen.yondem.com

 

8 Zip adından da tahmin edebileceğiniz üzere, dosya sıkıştırma uygulaması. 8 Zip ile klasör veya dosyalarınızı ZIP, 7z, TAR, GZIP, BZIP2, XZ, formatlarında sıkıştırabilir, RAR, ISO gibi pek çok sıkıştırma formatını da açabilirsiniz. Ayrıca, uygulamanın 7z ve zip sıkıştırma formatlarında AES-256bit encryption yapabildiğini de belirtmek gerek. Windows Phone’unuzda bu kadar güçlü yeteneklere sahip bir sıkıştırma uygulamasına gerçek anlamda ihtiyaç var mı bilmiyorum ama denemenizi tavsiye ediyorum. Alternatif arayanlar Archiver’a göz atabilirler.

 

Pitly

Windows Phone’unuzdan sosyal medyada veya farklı alanlarda link paylaşırken linkleri kısaltma ihtiyacı duyuyorsanız, bu uygulama sizin için vazgeçilmez olacak. Özellikle, bitly servisini kullanıyorsanız, bu uygulama ile hesabınıza giriş yapabilir ve mevcut linklerinizin durumunu takip edebilirsiniz. Üstelik bitly web sitesindeki pie chart gibi detaylı tıklanma istatistiklerine de göz atabilirsiniz.

 

Pitly App - Favori Windows Phone 8 Uygulamalarım - garen.yondem.com

 

Ancak, Pitly’yi kullanmak için bitly hesabınızın olması şart değil. Linklerin kaydını tutmak veya tıklanma istatistiklerini takip etmek gibi dertleriniz yoksa sadece link kısaltma ve link uzatma uygulaması olarak da kullanabilirsiniz. Uygulamanın ücretli ve ücretsiz (reklamlı) olmak üzere iki farklı versiyonu bulunuyor. Son olarak, (ben bu yazıyı yazarken) Windows Phone Store’da bulunan en yetenekli bitly uygulaması olduğunu da belirtmek gerek.

 

Radyo

Dünya çapında yaygın kullanıma sahip Radyo uygulamasının yerli geliştirici Cahit Çerçioğlu tarafından geliştirilmiş olduğunu biliyor muydunuz? - Ben yeni öğrendim.

 

Windows Phone kullanıcısı olarak Radyo uygulaması ile tanışıklığım bir yıl öncesine dayanıyor, TuneIn’in saçmalıklarından bıkıp yeni bir online radyo uygulaması aramaya başladığım zamanlara.

 

Radyo uygulaması ile bir online radyo uygulamasından isteyebileceğinizden fazla özelliğe sahip olabilirsiniz. Ülke ve tür kategorilerine göre favori radyo listenizi oluşturabilir, aradığınız radyo kanalı uygulamada mevcut değil ise kanalın yayınlandığı URL’i kendiniz de uygulamaya ekleyebilirsiniz. Dilerseniz kendinize ait Windows Media Server, ShoutCast veya İceCast gibi popüler media yayını sunuculardan da rahatlıkla URL ekleyebilirsiniz.

 

Radyo App - Favori Windows Phone 8 Uygulamalarım - garen.yondem.com

 

Favori listenizi oluşturduktan sonra uygulamanın ana ekranı da sizin tercihleriniz doğrultusunda şekilleniyor. Sık dinlediğiniz kanallara daha hızlı ulaşabilmeniz için bağlantıları ana ekrana taşınırken, diğerleri arka sıralara gönderiliyor.

 

Tüm bunların yanı sıra, Radyo’nun diğer online radyo uygulamalarıyla arasında fark yarattığı pek çok ufak özellikler de mevcut. Listenin tamamı için şurayı ziyaret edebilirsiniz.

 

Görüşmek üzere!

Surface Pro 3 Değerlendirmesi

1. Haziran 2014 19:00by Garen Yöndem

Uzun süredir blog’u ihmal ettiğimin farkındayım. En son yazımın üzerinden neredeyse bir aydan fazla zaman geçmiş. Fakat oldukça geçerli mazeretlerim var.

 

Geçtiğimiz ay eğitim hayatım açısından oldukça önemliydi. Üç büçük yıl süren lisans eğitimimin ardından artık mezun olma zamanı geldi :). Dolayısıyla son final sınavları ve diğer yandan henüz ‘resmi’ olarak blog’da duyurusunu yapamadığım (ama büyük ihtimalle zaten farkında olduğunuz) Nagıt Tv projesi için video çekimleri derken blog’a vakit ayıramadım. İlerleyen zamanlarda bu konulara biraz daha açıklık getirmeyi düşünüyorum ama, şimdi asıl konumuza dönelim.

 

Microsoft geçen hafta beklendiği üzere Surface Pro 3 lansımanını gerçekleştirdi. Aslında beklentileri tam olarak karşıladığı söylenemez. Çünkü Surface Mini dedikoduları asılsız çıktı. Ya da etkinliğin ardında ortaya çıkan yeni söylentilere göre, metro ara yüze sahip Office sürümü etkinlik tarihine yetişmediği için Surface Mini duyurusu ertelendi. Şimdilik hangisi doğru bilmiyoruz.

 

 

Kesin olan bir şey varsa o da Microsoft'un Surface'a kafayı fena takmış olduğu. Steve Ballmer'ın CEO koltuğunu Satya Nadella'ya devretmesinden bu yana, piyasada artık radikal politikaları ile emin adımlarla ilerleyen farklı bir Microsoft var. Özellikle kökleri Ballmer dönemine dayanan, Microsoft'un partner firmalara ders verme ve yol gösterme politikası çok önemli.

 

Panos Panay'ın etkinlikte bahsettiği gibi, Microsoft'un Surface Pro 3'le amacı tablet/PC pazarını karşısına almak değil, kendi partnerleri için farklı bir kategori oluşturmak. Yani Microsoft, Apple'ın iPad ile yaptığı gibi piyasada kendisine has bir kategori oluştururken, Google'ın da Nexus serisi ile donanım partnerlerine örnek oluşturabilecek nitelikte cihaz tasarlama politikasını harmanlamaya çalışıyor. Buna benzer bir adım ilerleyen zamanlarda laptop kategorisinden Windows Phone kategorisine de sıçrarsa şaşırmayın derim.

 

Donanım

Surface Pro 3'ü Surface Pro 2 ile kıyaslarken Apple'ın sunumlarında yaptığı gibi; %40 daha hafif, %10 daha ince gibi cümleler kurmak mümkün. Fakat Microsoft bunu bir adım daha ileriye götürerek, etkinlikte soyut rakamlar yerine somut gerçekliklere yer vermeyi tercih etti ve sahneyi bir tartıya bıraktı.

 

Surface Pro 3 Değerlendirmesi - garen.yondem.com

 

Tartının bir yanına Macbook Air, diğer yanına ise Surface Pro 3 yerleştirildi ve Surface Pro 3 200gram daha hafif olduğu için havada kaldı. Ardından Surface Pro 3’ün tablet ihtiyacını da ortadan kaldırdığı vurgulanmak için Macbook Air’ın üzerinde bir de iPad Mini eklendi. Steven Sinofsky’nin Surface ile paten yapmasından bu yana, bu tip şovlar Surface etkinliklerinde gelenek haline dönüştü. Dolayısıyla şaşırmadım ama çok eğlendim :).

 

Şaka bir yana, Surface Pro 3, Surface Pro 2'nin ardından tam olarak üst model olabilecek teknik donanıma sahip. Öne çıkan bazı teknik detayları şöyle;

 

  • 2160 x 1440px (2K) ekran çözünürlüğü

  • Yeni soğutma sistemi

  • Sadece 800 gram ağırlık

  • Core i7 Haswell işlemci

  • Stereo hoparlörler – Dolby Audio

  • Yeni arka ayak (kickstand)

  • 9.1mm kalınlık

 

Bunların yanı sıra aksesuarlarda da geliştirmeler mevcut. Özellikle Surface Pen ve Microsoft Research ekibinin üzerindeki çalışmalarını takip ettiğim yüksek performanslı, düşük tepki süreli dokunmatik panel etkinliğin gözdeleri arasındaydı.

 

 

Yeni Surface Pen ve Surface Pro 3'te kullanılan panelin önceki jenerasyona kıyasla iki kat fazla basınç hassasiyeti olduğu belirtildi. Basınç hassasiyetinin yüksek olması, özellikle grafik tasarımcıların ince ve kalın çizgileri daha rahat ve doğal çizmelerine imkan sağlıyor. Surface Pen'le ilgili diğer önemli nokta ise, artık üzerindeki tek tuş ile OneNote'u açabiliyor olmanız. Teknik olarak dünyaları yerinden oynatmıyor olsa da etkinliği izlerken, oldukça kullanışlı olabileceği izlenimini edindim.

 

Surface Pro 3 Değerlendirmesi - garen.yondem.com

 

Kullanılabilirlik

Microsoft alıştığımız laptop tasarımlarının dönemini artık kapatmak istiyor. Bir zamanlar tower-pc'lerden laptoplara geçiş süreci yaşandı. Şimdi ise, klasik laptoplardan tablet/pc hybrid sistemlere geçiş süreci hız kazanıyor. Bu nedenle Microsoft'un Surface Pro 3 için kullandığı "Laptop'ınızın yerini alabilecek bir tablet" sloganı da dikkate değer. Ancak gerçek anlamda laptopların yerini alabilecek bir cihazın, güçlü donanımın yanı sıra klavyesinin de bir o kadar iyi ve uzun saatler çalışmaya elverişli olması gerekiyor.

 

İki gün önce gerçekleşen Dell Yıllık Analist Konferansında da yukarıda bahsettiğimiz konu gündeme geldi ve mevcut laptop kullanıcılarının %96’sının her gün klavye kullandıkları veya klavye kullanmalarını gerektiren bir işte çalıştıkları dile getirildi. Surface Pro 3’ün yüzey olarak bir önceki versiyonundan daha geniş olması da bu alanda avantaj sağlıyor. Yeni klavyenin bilek kısmı ve tuşları daha geniş, üstelik touchpad’de de fiziksel düğme özelliği gibi yenilikler var. Ayrıca ekranın alt kısmına ve klavyenin katlandığı noktaya eklenen ekstra mıknatıslarla, klavyenin tableti tutuşunu güçlendirmek ve masaüstü kullanımlardı klavyenin açı kazanmasını sağlamak mümkün oluyor.

 

Surface Pro 3 Değerlendirmesi - garen.yondem.com

 

Kullanılabilirlikten bahsederken, her yeni jenerasyonda açısını biraz daha genişleten kickstand’i unutmamak gerekiyor. Eski kademeli olarak açılan mekanizma yerine, sürekli olan ve istenilen açıda bırakıldığında sanki kilitliymiş gibi sağlam durabilen yeni bir mekanizma geliştirilmiş. Dolayısıyla maksimum 150 dereceye kadar açılabilen kickstand’i artık dilediğiniz açıda kullanabileceksiniz.

 

Ses ve oyun performansı

Ses performansının oyun performansından ayrı değerlendirilemeyeceğini düşündüğüm için bu kısımda her ikisini birlikte değerlendirmeye karar verdim. Etkinlik boyunca bahsedilmemiş olsa da Surface Pro 3’ün hoparlörlerinde küçük ama etkili olacak gelişmeler var. Zaten yazının ortalarında da Surface Pro 3’te öne çıkan donanımsal özellikleri sıralarken, yenilenmiş hoparlörlere de listede yer vermiştik.

 

Surface Pro 2’nin hoparlörleri çoğu zaman kullanıcı forumlarında en fazla şikayet toplayan başlıklardan biri oldu. Microsoft, Surface Pro 3’te bu duruma da elden geçirmiş. Surface Pro 2 ile kıyaslandığı zaman, hoparlörlerin ekranın iki yanında bulunan yeni konumları en dikkat çekici farklılık olarak öne çıkıyor.

 

Surface Pro 3 Değerlendirmesi - garen.yondem.com

 

HTC’nin telefonlarında kullandığı Boomsound yerleşimini andıran bu tasarım, kullanıcıya sesi yansıtmadan doğrudan aktardığı için günlük hayatta çok başarılı sonuçlar veriyor. Yeni konumlandırmaya ek olarak, Microsoft ses kalitesini bir üst seviyeye daha taşımak adına Surface Pro 3’ü Dolby Audio teknolojisi ile güçlendirmeyi tercih etmiş. Böylece aşağıdaki gibi kickstarter projelerini artık takip etmenize gerek olmayacak :).

 

 

Yazının sonlarına doğru gelirken, Surface Pro 3’ün en zayıf olduğu alandan bahsetmek ne kadar doğru bilmiyorum ama oyun performansı açısından fazla beklenti içinde olmamanızı tavsiye ederim. Lansmandan günler sonra Reddit üzerinden Panos Panay'ın gerçekleştirdiği AMA (Ask Me Anything) oturumunda doğrulanan bilgilere göre, Surface Pro 3’ün i7, i5 ve i3 modelleri için aşağıdaki listede görebileceğiniz gibi farklı ekran kartı modülleri tercih edilmiş.

 

  • i7 – intel HD graphics 5000

  • i5 – intel HD graphics 4400

  • i3 – intel HD graphics 4200

 

Bu şartlar altında Surface Pro 3’ten önceki jenerasyonlarda da olduğu gibi yüksek oyun performansı beklemek haksızlık olacaktır. Özellikle Titanfall gibi yeni oyunları oynamayı aklınızından dahi geçirmemelisiniz.

 

 

Surface Pro 3’ün 2160 x 1440px çözünürlüğündeki ve 3:2 oranındaki ekranı oyun oynamayı neredeyse imkansız kılıyor. Pek çok oyun, bu çözünürlüğü veya oranı desteklemediği için görüntü ekranın ortasında ufak bir kare olarak kalıyor ya da ekranın alt ve üst kısımlarında siyah bantlar oluşturuyor. Güncel oyunlardan sayılabilecek Diablo 3 gibi, nadir seriler haricinde oynayabileceğiniz oyun yelpazesi oldukça dar. Oynadığınız oyunlarda da düşük FPS (Frame Per Second) değerleri görmeyi baştan kabullenmiş olmanız gerekiyor.

 

Surface Pro 3 ana laptop’ım olur mu?

Etkinlik ve takip eden birkaç gün boyunca “işte sıradaki laptop’ım bu olmalı!” şeklinde düşünüyordum. Surface Pro 3’ün pek çok açıdan Surface Pro 2’nin üstünde olduğu aşikar. Ekranın 12”’e yükseltilmesi, süper hafif olması ve nihayet i7 işlemci seçeneğine de sahip olması benim için oldukça güzel gelişmeler. Ancak, hala tam olarak istediğim seviyeye ulaştığını söylemem mümkün değil. Gerekçelerimi sunmadan önce Surface Pro 3’ün tablet olarak kullanım senaryosuyla ilgilenmediğimi belirtmem gerekiyor. Çünkü şimdiye kadar, “keşke yanımda tablet olsaydı” dediğim bir durumla hiç karşılaşmadım.

 

Surface Pro 3 iş hayatında sorun çıkarmayacak olsa da, günlük hayatta oyun oynamak istediğimde beni yarı yolda bırakacak gibi görünüyor. Sıkı oyuncu olmamakla beraber pek çoğunuz gibi benim de Steam, Origin vb. hesaplarım var ve rastgele bir oyunu bilgisayarıma indirdiğim zaman çözünürlük sorunları yaşamak hoş olmayacaktır. Kişisel olarak 14”-15” altında ekran boyutuna sahip bir cihazı, ana laptop’ım olarak kullanmaya alışabileceğimi de düşünmüyorum. Dolayısıyla şimdilik Surface Pro 3’e sıradaki laptop adaylarım arasında ön sıralardan yer veremiyorum.

 

Umarım Surface Pro 4’te Microsoft ekran boyutunu biraz daha yükseltir ve Nvidia olmasa da, en azından Intel İris Pro ekran kartına yer verir.

Görüşmek üzere!